OUR BLOG

17 Şub 2017

Inbound & Outbound Pazarlama

”Otel mi? Trivago!” sloganını duyunca tüyleri ürperen üç kişiden birisiniz muhtemelen. Son zamanlarda Youtube’da sürekli olarak maruz kaldığımız mesajlarıyla birçok kişinin sıkılmasına neden oldular. Reklamı atla butonuyla duygusal bir bağ kuranlar oldu, siteyi ziyaret edeceğim varsa da artık etmeyeceğim diyenler oldu, Trivago müşterisiydim ama soğuttular diye isyan edenler oldu. Çok fazla eleştirildi, Ekşi Sözlük’te başlıklar açıldı, sitemler edildi, anketler düzenlendi, üzerine bir sürü caps mizahı yapıldı vs derken acaba bu sık mesaj vermenin maksadı nedir diye düşünen çok fazla kişi olmadı.

Biz kendimizce bir şeyler düşündük bu konu hakkında ve sizlerle paylaşmak istedik. Fakat bunun öncesinde irdelememiz gereken bir konu var. Inbound & Outbound pazarlama mevzusu.

Outbound Pazarlama

Aslında kısaca tek yönlü pazarlama diyebiliriz. Geleneksel pazarlama tekniklerinden bir tanesi. Ürünün satışını sağlamak için aynı mesajı sık sık vermek, potansiyel müşterileri farklı ve yaratıcı yollarla kendine çekmek yerine sadece birkaç cümleyle durumu özetleyip kenara çekilmek gibi yöntemleri var. Kullanıcıya gidiyor ve söyleyeceklerini söylüyor. Dijital pazarlamada da sms’lerle, e postalarla, bannerlerla ve sık tekrarlanan Youtube reklamlarıyla bu yola başvurulabiliyor. (Otel mi? Trivago.) Fakat dijital tabir ettiğimiz dünyada bu pazarlama yöntemi oldukça yetersiz kalıyor çünkü dijital dünyanın doğasına tamamen aykırı. En önemli unsur artık feedback’ken mesajı ver ve kenara çekil şeklinde bir tek yönlü pazarlama yöntemi, maalesef biraz sırıtabiliyor. İç satışlar, telepazarlamalar, overlok makinesi ayağınıza geldi tadındaki tüm eski usul pazarlama hikayelerini bu noktada anımsayabiliriz.

Inbound Pazarlama

Buna da kısaca çift yönlü pazarlama diyebiliriz. Karşılıklı etkileşimi önemsiyor, kullanıcıyı çekmeyi hedefliyor ve farklı yollarla kullanıcıya ulaşıyor. Burada amacınız kendinizi tanıtıp köşeye çekilmek değil. Siz, edindiğiniz yöntemlerle hedef kitlenizi kendinize çekiyorsunuz. Bu noktada da içerik ve zamanlama sizin en önemli unsurlarınızdan biri oluyor. Yarattığınız içeriklerle dijital ortamdaki potansiyel müşterilerin her adımını takip etme fırsatınız oluyor. Sosyal medya bu işin en önemli ayaklarından biri. Müşterilerinize bu kanallardan ulaşmak, onlarda bir aidiyet duygusu yaratıyor. Hesaplarınızda paylaştığınız şeylere dikkat ediyorlar, yorumlar atıyorlar ve böylece aslında sosyal medya mecraları üzerinden onları kendinize çekmiş oluyorsunuz.

Markanıza ait bir blog oluşturmak da bu noktada iyi bir yol olabilir. Blogunuz için yapacağınız SEO çalışmaları da inbound pazarlama diye tabir ettiğimiz pazarlama çeşidinin bir unsuru sayılabilir. Blogunuzun Google üzerindeki görünürlüğünü artırıp potansiyel müşterilerinizin dikkatini bu yolla çekebilirsiniz. Önemli olan bu işten elinizden geldiğince pozitif geri dönüş almak. Bu yüzden de salt bir şekilde mesajları tüketicinin kapısına yığıp geri çekilmeniz size hiçbir şey kazandırmaz. Biraz yukarıda da dediğimiz gibi, dijital çağın gerekliliklerinden biri de feedback. Potansiyel müşterilerinizin düşünceleri ve duyguları sizin için en önemli geri dönüş. Onların üzerinde bıraktığınız etkinin türünü mutlaka bilmek durumundasınız.

Inbound pazarlamanın outbound pazarlamadan diğer bir farkıysa trafik çekmektense doğru trafiği çekmenin önemli olması. Bu işlemi başardıktan sonra müşterilerinizin iletişim bilgilerini almanızı tavsiye ediyoruz. Online pazarlamanın olmazsa olmaz adımlarından biri de bu. Yapacağınız adımlardan hedef kitlenizin haberdar olması için en iyi yollardan biridir bu.

Müşterilerinize formlar doldurtun, kim olduklarını öğrenmek için güzel adımlardan biri de bu. Hiçbir müşterinin sonsuza dek sizinle birlikte yola devam edeceğini garanti edemezsiniz. Bunu sürekli hale getirmenin bir diğer yolu da değerlendirmeler yapmanız. Neler kaybettiniz, neler kazandınız, nasıl geri dönüşler aldınız ve yaptığınız tutundurma çalışmaları nasıl sonuçlar doğurdu, hepsini gözlemlemeniz gerekecek.

Bu iki farklı pazarlama yöntemini irdeledikten sonra Trivago’nun dijital üzerindeki stratejisini outbound pazarlama üzerine kurguladığını söylemek mümkün. Bu kadar inbound pazarlama yöntemini benimsemiş markanın yanında biraz eski usul kaldıkları için de oldukça göze battı ve ses getirdi. Kasti olarak kurgulanmış olması muhtemel. Markanın neyi hedeflediğini ve kime seslendiğini bilmeden doğru veya yanlış olarak değerlendirmek doğru olmasa da, içinde bulunduğumuz zamanın olması gereken strateji yöntemlerine çok hitap etmediği için olumsuz etkiler bıraktığını söyleyebiliriz. Fakat ne olursa olsun bu çalışma farklı kanalların verilerine baktığımızda markanın oldukça olumlu sonuçlar elde ettiğini göstermekte.

Google Store’daki indirilme oranlarına ve verilen oylara bakılırsa Trivago en iyi geliştiricilerden bir tanesi olmuş.

Searchmetrics.com’dan elde edilen verilerde de gördüğünüz gibi bu Youtube reklamlarının SEO görünürlüğüne de etkisi bir hayli olumlu.

Google Trends’te karşılaştığımız verilerde mavi noktayla işaretli olan kısım, temmuz ayına denk gelmekte. Youtube reklamlarıyla en sık karşılaştığımız döneme tekabul ediyor yani. Bu da demek oluyor ki bu dönemlerde Trivago’nun Google’daki aranma oranları o tarihte en üst noktaya ulaşmış.


Her ne olursa olsun, outbound pazarlama yöntemiyle istediklerini elde edebildiklerini düşünüyoruz. 

Devamında gelecek olan hamleleri de merakla bekliyoruz!

atilla-muslu

One comment

  1. […] biri. Hatta keşke web sitenizde bir de blog olsa! (Evvet, inbound pazarlama mevzusu. Tam şuraya tıklayarak bu mevzunun neden önemli olduğunu […]

    Cevapla

BİR YORUM BIRAK